15 Kasım 2009 Pazar

ÖĞRETMENLER HAFTASI

Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.

Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.

“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.

Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.

Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.

Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.

Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.

20 Eylül 2009 Pazar

BAYRAMLAR BAYRAM OLA



Ana, bu bayram mı? . Aman çok ayıp
Çocukken gördüğüm bayramlar hani?
Mübarek elleri öpüp, koklayıp
Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?

Hani ya o özlem, hani ya o tad?
Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat
Haftalar öncesi her gün, her saat
Babamdan sorduğum bayramlar hani?

Nur yağan geceler, gündüzler nerde?
Neşe paylaştığım öksüzler nerde?
Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?
Huzura erdiğim bayramlar hani?

Kar çiçeğim solmuş kar yatağında
Can verir ırmağın dar yatağında
Arife gecesi yer yatağında
Üstüme serdiğim bayramlar hani?

Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani?

Bayram af günüdür, barış günüdür
Bayramlar rahmete giriş günüdür
Bayram, Hak menzile varış günüdür
Gönlümü verdiğim bayramlar hani?

Abdurrahim Karakoç

06 Eylül 2009 Pazar



Bu iftar sofrası sadece çocuklar için kuruldu


Sadece çocukların davetli olduğu bir iftar sofrasındayız. Kimisi Ramazan'ın başından beri her gün oruç tutmuş, kimi sadece o gün, kimi de tekne orucuyla katılmış bu güzelliğe. Her Ramazan'da birkaç kere sadece çocuk sesleriyle şenleniyor Şengül Yiğit'in evi.

10 yılı aşkındır geleneksel çocuk iftarı düzenleyen Yiğit, çocukların yüzünde açan gülücükleri görmenin her türlü zahmete değdiğini söylüyor. Yedi yaşındaki Elif Ayşe'nin yemeğin sonunda kendisini bekleyen annesine söylediği şu söz, çocukların memnuniyetini özetliyor: "Anne buraya taşınalım."

Sivil toplum kuruluşlarına danışmanlık ve eğitmenlik yapan Şengül Yiğit'in çocuk iftarı düzenleme geleneği, kızının kolejde okuduğu yıllara dayanıyor. Sadece kızının arkadaşlarını değil, yatılı okuyan bütün öğrencileri her Ramazan birkaç kez iftara davet ediyormuş. Kalan günleri de beşer onar gruplar halinde arkadaş ve komşularına dağıtarak, çocukların ev özlemini bir nebze gidermeye çalışıyormuş. Kızının mezuniyetinden sonra komşu, akraba, mahalle, arkadaş çocuklarını evinde iftara davet etmeye başlamış.

Çocukların 'Şengül Teyze'sinin evinde iftar menüsü onların en sevdiği yiyeceklerden hazırlanıyor. Önce besleyici bir çorba, ardından köfte, patates kızartması, pilav geliyor. Salatalar ve meyve suları da masada hazır. Çocukların birbirinden görerek şevkle yemeleri zaten bilinen bir şeydir. Bir de Şengül Hanım, bütün yemekleri överek, 'Senin için yaptım, bu çocukları güçlendirir, zekasını artırır.' diyerek sununca, özel ilgi ve sevgiden, güler yüzden, tatlı dilden mest olan çocuklar, müthiş bir iştahla tabaklarındakini bitiriyor. Meyve ve tatlıya da yer ayırıyorlar.

Yaşadığı sitede eski İstanbul mahallesi gibi herkesin birbirini tanıdığını, çocukların da kendisini çok sevdiğini ifade eden Şengül Yiğit, onlarla nasıl iletişim kurduğunu şöyle anlatıyor: "Çocukları birey olarak muhatap kabul edip ciddiye alıyorum. Çocuk gibi davranmıyorum. Konuşurken boy seviyelerine iniyorum. Bunu hiç ihmal etmiyorum. Bebek muamelesi hiç yapmıyorum. Çocukça bir dil kullanmıyorum. Her yaş grubuyla gayet güzel bir ilişkim var. Hepsinin Şengül teyzeleriyim. Gördüklerinde hatır sorarlar, ben de elimde ne varsa onlarla paylaşırım. Bu çocukların beni gördükleri zaman yüzlerinde açan gülücüklere layık olmaya çalışıyorum. Onlar benim için çocuk değil, melekler ordusu. Bu ordunun teyzesi, ablası olmak benim hayatta kalmam için beslenme kaynağım."

Çocuklara iftar sofrası kurmak Şengül Yiğit için geleceğe yapılmış en önemli yatırım. 'Aklı olan, yetişkinlere değil, çocuklara iftar verir.' demesi de bundan. Yıllar önce evine iftara gelen bir öğrenciden aldığı mesajı bunun delili sayıyor ve şöyle konuşuyor: "Eskiden yerlere örtüler serer, 30-40 kişiye birden sofra kurardım. Çok mutlu olurdu çocuklar. Geçen sene bir e-mail aldım. 'Şengül Teyze Almanya'da yaşıyorum. Evlendim, bir çocuk annesiyim. Sizden ev kadınlığı, annelik, teyzelik adına gördüğüm her şeyi yaşamaya çalışıyorum. Bunu bilip mutlu olmaya hakkınız var diye size yazıyorum.' demiş. Bu kadarını hak ediyor muyum, diye düşünüyorum bazen. Bu benim beslenme kaynağım. Her güne yüksek enerjiyle başlamamın baş sebebi; vermek. Sevgiyi verdiğin zaman katlanarak geliyor."

Fatma Nur'un iftar duası

Elhamdülillah elhamdülillah

Bu nimeti veren Allah

Her lokmada derim Bismillah

Razı olsun Resûlullah

Şükredelim sünnettir

Salihler ehli cennettir

Bu nimet has nimettir

Bu nimetler ziyade olsun Ya Rabbim

El açtık kıldık dua

Nurlar versin her bir kaba

Miskü amber kokusuyla

Uğrasın Hızır baba

Kırk atlı, kırkı da hep kanatlı

Halil İbrahim bereketi nasip eyle Ya Rabbi

Geçmişler ruhu, bakiler selameti için

Allahümme zid vela tenkus

Bi hürmetil fatiha

ZAMAN Şemsınur Özdemır İstanbul
05 Eylül 2009, Cumartesi

23 Ağustos 2009 Pazar

Ramazana Dair

Ramazan ayının hanelerimize bereket, gönül dünyamıza huzur, toplumumuza birlik ve beraberlik getirmesini niyaz ediyorum.
Ramazan ayının bize bir paylaşma mevsimi olarak, bizi eğitmesini, alıştırmasını, manevi ve ahlaki olarak eskimez erdemlere doğru yüceltmesini niyaz ediyorum

19 Temmuz 2009 Pazar

Manevi İklim

Ülkemizde ve dünyada yaşayan bütün Müslümanların kutlu Miraç kandilini tebrik ediyor, bu kutlu gecede Yüce Mevla’ya açılan ellerin ve yapılan duaların, bütün İslam aleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, insanlığın hidayetine, başta yakın çevremiz ile İsrâ ve Miraç mucizesinin cereyan ettiği kutsal topraklar olmak üzere bütün dünyada hak ihlallerinin, acı ve göz yaşının yerini kalıcı bir huzur ve barışın almasına vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Seyahatname



Organizasyonda emeği geçen Lyon Diyanet İşeri Türk İslam Birliği mensuplarına teşekkürlerimle

Seyahatname



Gerede belediyesi ve seminere katılan hanımefendilere kalbi teşekkürlerimle

Seyahatname



Sevgili Bulancak ve Giresun halkına bir kez daha kalbi teşekkürlerimle

10 Temmuz 2009 Cuma

Hayatın içinden

Hayatın içinden



Güngören Belediye Başkanı Sayın Şakir Yücel Karaman ile seminer öncesi konuşmalarımız

Hayatın içinden



İletişimde farkındalık seminerimden